Aynaya baktığımda , arkamdaki nesneler görünüyor. Sonsuza kadar uzanan göremediklerim görünüyor. Veya görünecekti. Taki bir duvar ve gözümün algılayamadığı bir uzaklık araya girinceye kadar. İşte bu duvar, ne olduğu belirsiz sonsuzluğu sonlar.
İki aynayı yüzyüze koyduğunuzda, birbirlerini yansıtırlar, yansıtmalarının içinde yansırlar. O sonsuzluktur işte. Fakat belli bir noktadan sonra gözümüz algılayamaz. Çünkü görüntü küçülür, küçülür ve küçülür. Belki de sonsuzluğu aradığımız yer, büyük formüllerde değildir o zaman. Sonsuzluk, göremediklerimizdedir, küçük olduğu için farkına varamadıklarımızdadır. İnsanoğlu, büyük hayaller peşinde, veya hayal kuramayacak kadar sonsuz değerlerin izinde. Sonsuz paralar, sonsuz zeka, sonsuz olanaklar, sonsuz bilgiler. Her şeyi çözme peşinde giden teknoloji, yeni sorunları yaratan ilimler. Yeni sorunlar için yeni teknolojiler. Bu arada yabancılaştığımız ‘sonsuz’ bir doğa, ve bundan gittikçe uzaklaşışımız. İşte bu, farkına bir türlü varamadığımızdır.
‘Limit Yok’ filmi, mahvolmuş bir adamın eline tesadüfen geçirdiği beynin tamamını çalıştıran bir hapla sonsuz paraya ve bilgiye ulaşmak için geçtiği yolları anlatıyor. Bu hap, içeridiği kimyasallar ile normalde en fazla %20’sini kullanabilen beynin %100ünü de kullanılabilir bir hale sokuyor. Adam hapı alıyor ve birden borsanın başına geçiyor. Bir sürü tehlike geçiriyor, katil oluyor, hırsız oluyor fakat her sorunu zekasıyla çözebiliyor. Sonunda kendi şirketini kuruyor ve milyar dolarlarıyla kalıyor.Bu mutlu son olarak tanımlanmıştı.
Mahvolmuş bir adam mı demiştim ilk başta? Yoksa bu tamlamayı paragrafın en sonuna mı geçirmeliyim? Zekası, yine zekası yüzünden gelen sorunları çözerken paranın peşinde koşmak hangi zekinin aptallığıdır? Zeka demek hırs demektir o zaman; daha çok , daha büyük ve daha fazla.Bunların peşinden koşarken ister emek vererek ister çalarak; sahip olduklarımız kadar küçülürüz.İşte bu yüzden sonsuzluğa sıfır derler.
Ayna bana anlattıki, bir şeye sonsuza kadar, sonsuz kadar sahip olabilseydik, bir işe yaramazdı. Çünkü muhtemelen bu dünyada yaşamıyor olurduk. Farkına varamadığımız özümüzde doğanın kendisi tüm çıplaklığıyla karşımızdaydı bir zamanlar, o zaman sonsuzluk gözümüzün önündeydi; bu garip ve farklı dünyayı oluşturana kadar.
yg
yg

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder