Biliriz ki, barışın anahtarı toprakta gömülü durumdadır. Düşlerimizin kimi zaman kahramanı kimi zaman esiriyiz.

2 Eylül 2011 Cuma

3. ÇOĞUL ŞAHISLAR : ONLAR

Özgürlük? Nedir?




İsteklerimiz, davranışlarımız,, hissettiklerimiz,, dile getirdiklerimiz söyler gibi yapıp vazgeçtiklerimiz, vazgeçer gibi yapıp söylediklerimiz, bakarak anlatmaya çalıştıklarımız ya da anlamaya çalışırken bakakaldıklarımız... Ne kadar gerçek bunlar? Kendi istediklerimizi mi dikkate alıyoruz yoksa bizden beklenenleri mi? Kendi ayakları üstünde durabilen insan mı özgürdür yoksa, değil midir?.. onu o hale getiren kurallar zorunluluklar yasalar mı onu özgür (!) kılar... Hepimiz gösteri toplumunda kuklalar gibiyiz. Tüketiciyiz, sömüreniz. Bu yüzden de 3. çoğul şahıslar tarafından sömürüleniz. Önce doğamızdan koparız sonra koparılanı yasallaştırıp 'hak' yaparız. Hakları kopartırız, onları alınca 'özgürlük' diye yuvarlanırız. Düşünce, hak, özgürlük, adalet, eşitlik... Bunları değil, bana gerçeği versinler.


''Aslinda ozgurluk ve esitlik ozde degil

sozdedir...'''.


Bütün hükümet modelleri yanlıştır. Hepsi yetersizdir, çünkü insanın doğal ortamını değiştirmeye çalışırlar; ahlakdışıdırlar, çünkü bireye müdahale ederek en saldırgan egoizm formlarını üretirler; cahildirler, çünkü eğitimi yaymaya çalışırlar; öz-yıkımcıdırlar, çünkü anarşi doğururlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder